|
YÜZÖLÇÜMÜ:
Denizden
yüksekliği 914 metre olan ilçenin yüzölçümü 1063 km.dir il genelinde
en fazla orman Banaz ilçesindedir.Genelde çam ormanıdır.
Nüfusu:
BANAZ’IN 2007 SAYIMINDA NÜFUSU 15.405
İLÇE MERKEZİ ERKEK:7.495
KADIN:7.910
KÖYLERİN NÜFUSU:23.189
ERKEK:11.419 KADIN:11.770
KIZILCASÖĞÜT KASABASI:2.136
ERKEK:1025 KADIN:1111
BÜYÜKOTURAK KASABASI:1225
ERKEK:582 KADIN:643
KAYNAK: BANAZ NÜFUS
MÜDÜRLÜĞÜ
GÖNDEREN : HÜSEYİN YALÇIN
|
1990 Yılı Nüfusu
|
2000 yılı nüfusu
|
Nüfus artış %si
|
|
Toplam
|
Şehir
|
Köy
|
Toplam
|
Şehir
|
Köy
|
Toplam
|
Şehir
|
Köy
|
|
44 619
|
14 287
|
30 332
|
43 350
|
16 212
|
27 138
|
-2,88
|
12,64
|
-11,12
|
İdari yapı:
|
Mezra sayısı :10
|
|
|
|
Köy sayısı :45
|
|
|
|
Belediye sayısı :3
|
|
|
|
BELEDİYEADI:
|
NÜFUSU
|
K.
TARİHİ
|
|
Banaz Bld.
|
16.212
|
1953
|
|
Büyükoturak Bld.
|
1.410
|
1957
|
|
Kızılcasöğüt Bld.
|
2.208
|
1977
|
Sağlık:
BANAZ’DA
SAĞLIK HİZMETLERİ
Banaz’ın 1953 ‘te ilçe olmasından bir
sene sonra yani 1954 yılında ilçeye Hükümet Tabipliği kurulmuştur. Banaz
ilçe merkezine 1975 yılında sağlık ocağı kuruluncaya kadar ilçenin sağlık
hizmetleri bu hükümet Tabipliği tarafından yürütülmüştür. Bu tarihten
sonra ilçe merkezinde 1, Büyükoturak kasabası, ahat köyü, Çamsu köyü
ve Bahadır köyünde birer tane olmak üzere toplam 6 sağlık ocağı ilçe
merkezinin ve köylerinin sağlık hizmetlerini idare etmekteydi. Bu sağlık
ocaklarının hepsin dede doktor, sağlık memuru ve ebe bulunmaktaydı.
Daha sonraki yıllar dada mevcut sağlık ocaklarına ilaveten zamanla artan
ilçe ve köy nüfusunun talebini karşılamak amacıyla 1991 yılında Susuz
köyüne 1993 ‘te ilçe merkezine 1995 ‘te Hallaçlar köyüne (köy halkı
tarafından 1998 yılında Baltalı köyüne birer tane olmak üzere yeni 4
sağlık ocağı açılmıştır. Böylece ilçedeki ve köylerdeki sağlık ocağı
sayısı 10’a çıkmıştır.
BANAZ’DAKİ
SAĞLIK EVLERİ
Banaz ilçesinde ve köylerinde 1988 yılına
kadar sağlık evleri bulunmamaktadır. Fakat bu tarihten itibaren ihtiyaç
önceliğine göre ilk önce Yazıtepe, Kaplangı ve yenice köylerinde birer
tane sağlık evi yaptırılmıştır. Sonraki yıllarda ise özellikle de 1990
yılında itibaren Banaz ilçesinin gerek merkezine, gerekse köylerine
ir çok sağlık evi açılmıştır. Bu sağlık evlerinin 18 tanesinin temeli
1990 yılında Devlet – Vatandaş işbirliği ile atılmıştır. 1993 yılında
ise bu sağlık evlerinin hepsi tamamlanarak hizmete girmiştir. Banaz
ilçesindeki 25 sağlık evinde toplam 17 ebe görev yapmaktadır. Büyük
bir çoğunluğu köylerde açılmış olan bu sağlık evlerinin 14 tanesinin
binası vardır.
BANAZ
DEVLET HASTANESİ
Banaz ‘da devlet hastanesinin inşaatına
1985 yılında başlanmıştır. 1988yılında kaba inşaatı biten hastane binasının
21 ekim 1990 yılında hizmete girmiştir. 30 yataklı oarak yapılan hastanenin
1994 yılında ek binasının hizmete girmesiyle yatak sayısı 50’ye çıkmıştır.
Banaz devlet hastanesinde ve acil servisinde yeterli sayıda personel
bulunmaktadır.
|
Banaz Devlet Hastanesinde Personel
|
112 Acil yardım Ekibindeki Personel
|
|
Çocuk hast. uzmanı
|
1
|
Doktor
|
2
|
|
Pratisyen doktor
|
5
|
Sağlık memuru
|
4
|
|
Sağlık memuru
|
3
|
Hemşire
|
1
|
|
Hemşire
|
11
|
Diğer personel
|
5
|
|
Ebe
|
19
|
|
|
|
Diğer personel
|
23
|
|
|
Banaz’da halen Banaz sağlık grup başkanlığına
bağlı bir devlet hastanesi, 10 sağlık ocağı ve 25 sağlık evi 40 yerleşim
biriminde 47900 nüfusa hizmet vermektedir. Ayrıca ilçede faal 4 ambulans
bir araba olmak üzere toplam 5 araç sağlık hizmetlerinde kullanılmaktadır.
Ayrıca Kızılcasöğüt ve Büyükoturak kasabası sağlık ocaklarında birer
ambulans vardır. İlçede 112 acil yardım ve kurtarma istasyonu devlet
hastanesine bağlı olarak faaliyet göstermektedir. Banaz ‘da sağlık hizmetlerinden
faydalanan nüfusun %18 i emekli sandığına %27 ‘si SSK.’ya % 17 ‘si Bağkura
% 4 ‘ü yeşil karta Bağlı olarak hizmet almaktadır. Nüfusun % 33’ünün
sosyal güvenliği yoktur.
BANAZ
TARİHİ
BANAZ'IN
ADI
Banaz ilçesinin
adının nerden geldiği ile alakalı bir kaç rivayet vardır.
Tarihçi ve Araştırmacı Bilge UMAR’IN "TÜRKİYE'DEKİ TARİHSEL YER ADLARI"
adlı kitabında "BANAZ" adının Milattan önceki devirlerde bu bölgede
(Batı Anadolu'da) yaşamış olan "LUWİ" ve "HİTİT" dillerinde {Pawana(as)sa}
"SU KENTİ, SUSAL KENT, SULAK YER" anlamına geldiği yazılmaktadır.
Bir diğer
rivayet; Şimdiki Banaz köyünün ve ilçe topraklarının sahibi, iki oğlu
arasında mülkünü paylaştırırken küçük oğlu sürekli olarak. Baba bana
az, baba bana az diye söylenirmiş. Banaz’ın olduğu bu topraklar küçük
kardeşe verilmiş.Banaz adının da bu olaydan kaldığı söylenmektedir.
Bir başka Söylenti
ve rivayet ise şöyledir. Sivas ilinin Yıldızeli ilçesinin Banaz Köyünden
kçan bir kaç zat buralara gelip yerleşmişler ve bu adı koymuşlar kurdukları
köye.
İLK
ÇAĞLARDA BANAZ

Yontma
Taş Devri
Banaz ve çevresinin yontma ve cilalı taş devirlerindeki yerleşim yerleri
hala daha açıklığa Kavuşturulamamıştır. Bakır devrinde (M.Ö.5000-3000
sadece iki yerleşim yeri tespit edilmiştir.Bunlar Banaz Han üstü ile
Paşacık Köyü,Mekcikemli Tepesidir .
TUNÇ DEVRİ M,Ö 3000 2000
M,Ö, 3000-2000 yılları arası ilk tunç devridir. Bu devirde yerleşim
yeri olarak Banaz, Öksüz, Susuz, İmrez, Dolay köy, Ahurhisar, Nohut
ova, Çece, Yenice, Dümenler, Karadıç Dedesi, oturak (kabaklar öreni),
köylerindeki höyükleri karşımıza çıkarmaktadır.
Bu yerleşim yerlerindeki medeniyet oldukça ileriydi. Bu yörenin merkezi
kesin olarak belli olmamasına rağmen Çivril Beyce Sultan höyüğünün merkez
olması muhtemeldir.
Etiler zamanında bu çevrede büyük şehirler kurulmuştur. Banaz, imrez
ve kedi yünü, höyükleri örnek sayılabilir.Etrafı surlarla çevrili şehirlerin
batısında boy ve kral sarayları bulunmaktadır. Şehirler bir yol ile
birbirine bağlıydı. İzmir manisa yolu elmacık höyüğüne oradan kedi yünü,
nohut ova ve banaz höyüklerinden hamam boğazından doğuya doğru giderdi.
Nohut ova dan ayrılan diğer bir yol da Sandıklıya geçmektedir bu şekilde
iyi bir ticaret yolu kurulmuştur.
DEMİR
DEVRİ
( M.Ö 1200-334 )
Milattan önce 1200 – 334 tarihleri arası Anadolu’da Firigyalılar devridir.
Milattan önce 1200-700 yılları arasında Anadolu Trakya’dan inen kavimlerin
akınına uğradı bunlar firikler ve muş kilerdir. Anadolu’yu yıkıp yakan
bu kavimler daha ziyade yerleşim yeri olarak yüksek yerleri seçtiler.
Bakır ve tunç medeniyetleri daha ziyade ovalarda kuruldu. Kurulan şehir
ve köyler Banaz höyüğüdür. Daha sonraları Banaz deresi arasına inmişlerdir.
İleriki yüzyıllarda bugünkü istasyona kadar geldiler. Fakat şehir su
baskınına uğradığından roma döneminde islam mahallesine geçtiler. Firiklerin
M.Ö 700 yılında yaptıkları akın neticesinde Ahat Oturak ( kabaklar öreni),
Banaz, Koçaklar öreni, yeni kılşar, Düzlicenin batı tarafı, Kaplangı
Öksüz, Folas yıkıldı. Yörenin idaresi lidyalıların idaresine geçti.
Persler devrinde Ahat köyü Anadolu’nun en büyük şehirlerinden birisiydi.
ANADOLU
SELÇUKLU DÖNEMİ
Türklerin 1071 yılında Malazgirt
Savaşını kazanmasından sonra Anadolu Türkleşmeye başladı. Anadolu Selçuklu
Devleti, 1176 tarihinde Banaz ve yöresini, başka el değiştirmemek üzere
aldı. Yüzyıllık bir dönem içerisinde istilalara sahne olduğu için köyler,
şehirler yakılıp yıkıldı hasan köy, Kızılhisar ve oturak ın kuzeyinde
bulunan hisar kaleleri inşaa edildi. Selçuklu devletinin zayıflaması
üzerine banaz ve civarının idaresi Germiyan beyliğine geçti. 1302 –
1429 tarihleri arasında germiyan beyliğinin bir kazasıydı. Germiyan
beyi şah, kızı devlet hatunu ikinci muratın oğlu yıldırım Beyazıt’a
verildi. Süleyman şahın kızına çeyiz olarak Kütahya ve civarının yanında
Banaz’ında verilip verilmediği bilinmemektedir.
OSMANLI
DÖNEMİ
Germiyan beyliğinin ortadan kaldırılmasıyla
Osmanlı devletinin idaresine geçti. Osmanlı devleti döneminde Kütahya
sancağının Uşak kazasına bağlı bir nahiye olan Banaz 1912 yılında Kütahya
valisi Gedik ahmet paşa tarafından Köy statüsüne İndirildi. Bucak merkezi
İslam köye taşındı. Hükümet konağı bu günkü İnce Mehmet’in evinin olduğu
yerdeydi. İstiklal savaşından sonra Banaz çayı köprüsü yanındaki ilkokul
binasına taşındı. 1922 de o bina okul olarak kullanılmaya başladı. Daha
sonra hükümet konağı şimdiki yerine taşındı. Yunanlıların 15 mayıs 1919
yılında izmiri işgal etmesinden sonra i. Anadolu ya doğru işgal zamanla
ilerledi. 25 mart 1920 tarihinde Banaz, yunan işgaline uğradı baş komutanlık
meydan sevaş9ndan sonra yunan kuvvetlerinin batıya doğru çekilmesiyle
31 ağustos 1922 yılında Türk ordusu Banaz'a girdi. Böylece Banaz düşman
işgalinden kurtuldu.
CUMHURİYET DÖNEMİ

Cumhuriyetin ilanından sonra Uşak, Kütahya
vilayetinin bir kazası olarak kaldı. 1953 yılında Uşak’ın il olmasıyla
Banaz nahiyesi kaza haline getirildi. 1954 yılında Gediz’e bağlı olan
Comburt (Ayrancı ), Baltalı, Yukarı karaca hisar, Çece (Çamsu) Ovacık,
Çiftciler ( küçükler) köyleri
Banaz’a
bağlandı. Ayrıca 1971 yılında, Kara köse, Çiftlik Balcıdamı ve Dolay
köy, ( Yazı tepe) köyleri de Banaz’a bağlanarak İlçe merkezi 45 köy
ve kasabasıyla bugünkü halini aldı.
Banaz ve çevresinde Roma ve bizans Dönemi
harabeleri
AKMONİA(AHATKÖY):
Banaz ilçemize 8 km. uzaklıkta
bulunan Ahat Köyünün güney tarafında üç tarafı dere ile çevrili yüksek
ve çevreye hakim bir tepe üzerinde kurulmuş antik Akmonia Şehri bulunmaktadır.
Burası meşhur Kral yolu üzerindedir.

KREMON
AGORA(SUSUZKÖY):
Banaz ilçemiz sınırları içerisinde
kalan ve Banaz’ın güneybatısında yer alan Kremon Agora şehri antik Akmoni
yakın olması, hem de meşhur kral yolu üzerinde olması yönünden oldukça
önemlidir.
HİEROXHARAX(OTURAK
KÖYÜ):
Hieroxharax, Loukhoratax şeklinde
piskoposluk listelerinde “oraka” şeklinde değiştirilmiştir. Moxeanoilerin
şehirlerinden birisi idi. Akmonia’dan kuzeye ve doğuya giden yol üzerinde
olduğu sanılmaktadır.
DİOKLEA(AYVACIK
KÖYÜ):
Banaz ilçemize bağlı Ahat Köyünün
güneydoğusundaki Ayvacık Köyünde-dir. Burası Moxeanoilerin şehirlerinden
birisi olup, Akmonia’dan Frigyadaki Pentepolis’e giden yol üzerindedir.
RUMBEYİ (YAZITEPE
KÖYÜ)
Roma imparatorluğun döneminden kalma bu yerlerde günümüze kadar kalıntılar
kalmış ve bir kısmı toprak altında olmasına rağmen bir kısmı toprak
üzerindedir.
KÜLTÜRÜ
İlçemizin kültürü tipik bir Anadolu kültüründen
farklı değildir aslında, her adet ve geleneklerimiz ufak değişikliklerin
dışında Öztürk kültüründen ve geleneklerinden beslenir ve kökü kaynağı
burasıdır.
İnsanlarımızın genel yapısı
büyüklere saygı küçüklere sevgi üzerinedir, büyükler her zaman hürmet
görürdü, Köy odalarında büyüklerin sohbeti dinlenir, yarenlikler edilir,
savaş ve cenk kahramanlıkları anlatılır herkes pür dikkat bu anlatılanları
dinlerdi. Ne zaman televizyon denilen illet alet icat edildi ne gelenek
ne kültür, nede insani değerler kalmadı.
COĞRAFİ YAPISI
Banaz,Uşak, Ankara karayolu üzerinde il
merkezine 33 km mesafededir.Kuzeyde Kütahya’nın Gediz ve Altıntaş, doğuda
Afyon’un Sincanlı ve Sandıklı, güneyde Sandıklı ve Sivaslı, batıda merkez
ve Gediz ilçeleri ile çevrilidir.Denizden yüksekliği 914 metre olan
ilçenin yüzölçümü 1063 km’lik alanla il genelinde en fazla orman Banaz
ilçesindedir.Genelde çam ormanıdır.
İlçenin hemen civarında başlayan çam ve
meşe ormanları,tepe ve dağları tamamen örtmüştür. Her yöresi insana
huzur veren yeşilliklerle kaplıdır. Gerek dağ eteklerinde, gerek ovanın
düzlüklerinde 45 pare köyle İL'in en büyük topraklarına sahiptir.
Ege ve iç Anadolu ikliminin
geçit alanında olan Banaz'da genellikle Ege bölgesinin yumuşak ve İç
Anadolu bölgesinin sert hava şartları bir arada görülür.
Yazın Ege'nin yakıcı sıcağı,
kışın iç Anadolu'nun sert soğukları Banaz'ı fazla etkilemez. Yıllık
yağış 50-60 cm. arasındadır. Nispi rutubet normaldir.
En yüksek dağı
İlçenin kuzeyinde bulunan ve asıl zirve kısmı Kütahya'nın Gediz İlçesi
sınırları içinde bulunan, 2312 metre yükseklikteki murat Dağı'dır. İlçe
sınırları içerisinde 1200-1800 metreye kadar olan tepe ve yaylalar bulunmaktadır.
bu tepe ve yaylalar zengin çam ve ormanları ve otlaklarla kaplıdır.
İlçenin adı ile anılan Banaz ovası Kuzeydoğu'dan Güneybatı'ya uzanır.
Yaklaşık 65.000 dönüm olan ova, Uşak İli'nin en büyük ve verimli ovasıdır.
Düz olan bu ovayı, ortasından geçen Banaz
çayı sulayarak verimli bir hale getirir. Banaz çayı murat dağından doğar.
Kuzey Güney doğrultusundan akarak Denizli İli sınırları içinde Büyük
Menderes nehrine ulaşır. çayın uzunluğu yaklaşık 170 Km. dir.
İlçede tarım ürünlerinden yetişmeyen, ürün
yok gibidir bütün ürünler yetişir ağırlıklı olarak şeker pancarı ve
haşhaş üretimi yapılır. Suyu ve iklim şartları uygun olan İlçenin içerisi
Çiçek bahçesi gibidir her evin mutlaka bir bahçesi vardır bahçeler güller
ve çiçeklerle kaplıdır.
Doğal Güzellikler ve Mesire Yerleri
Evren dede
mesire yeri İlçemizin önemli piknik ve eğlence alanlarından birisidir.
Evren dede efsanevi bir Türk beyidir. Rivayetlere göre orta Asya dan
göç eden gencin birisi bir kıza aşık olur ve elinde kopuzu bu dağlarda
sürekli kopuz çalar. Bu serüven böyle devam eder gider Türkmen beyi
ölene kadar, ölünce dağlardan esen rüzgarla birlikte Türkmen beyinin
kopuz sesi duyulur ve bu efsane günümüze kadar gelmiştir şimdi evren
dede diye mesire yeri olarak kullanılmaktadır.
Murat
Dağı
Banaz’ın kuzeyini kaplayan Murat Dağı’nın
en yüksek yeri 2.312 metredir. Bir kısmı Kütahya il sınırları içinde
kalan sıcak ve soğuk su kaynaklarının bulunduğu, bungalov, çadır, av
turizminin yapılageldiği, Kızılay27
gençlik
kampının bulunduğu, kış sporlarının yapılabilecek potansiyeli ile ormanlık,
doğal güzelliği olan alandır.
Evrendede
Mesire Yer
i
Banaz’a 4 km. uzaklıkta, Kapıdağ serisinin
Evrendede mevkiinde bulunan, Uşak ve Banaz halkının piknik ihtiyacını
karşılayan mesire yeri 1.5 hektar alanı kaplamaktadır. Doğal bitki örtüsü
olarak karaçam, kızıl çamlar ile kaplı bulunan Evrendede’de ilçe orman
işletmesi halkın ihtiyaçlarını karşılayabilecek şekilde ızgaralı ocaklar,
tahtadan masalar, kanepeler, voleybol alanı, yüzme havuzu, bir de restoran
bulunan mesire yerine gidiş geliş kolaylıkla sağlanabilmektedir.
Anıt
Ağaç
İlçenin Bahadır Köyü, Tepedelen mevkiinin
2 km. üst tarafında yamacın zirvesinde (1870m.)bulunan karaçamın; boyu:11m.,
çapı: 3.05 m. dir. Yaşı 500-1000 yıl olduğu hesaplanmıştır. 8 kişinin
kollarıyla ancak gövdesini sarabildiği çam ağacı Orman Bakanlığı’nca
‘ANIT AĞAÇ’ olarak tescil edilmiş ve koruma altına alınmıştır. Dünyanın
en yaşlı karaçamı olarak kayda geçen “Anıt Ağaç” doğa harikalarından
biridir.
Çokrağan
Mesire Yeri
Banaz’ın yukarı Karacahisar Köyü sınırları
içinde bulunan bu yer, Çokrağan Deresi’nin koruduğu çamlığın etkisiyle
en iyi mesireliklerden birisi durumundadır. Gediz Irmağı’nın kaynağını
oluşturan, Banaz’ın içme suyu
doğal
kaynağı Çokrağan bir dağın eteğindeki kayalar arasından adeta fışkırmakta,
soğuk, zengin, temiz bir kaynak halinde akmaktadır.28
Çatalçam
Mesire Yeri
Ankara-İzmir E 96 karayolu üzerinde Banaz’a
6 km uzaklıktadır. Orman Bölge Müdürlüğü’nce düzenlenmiş, sabit ahşap
masalar, ızgara ve ocaklar, düzenli yapılmış çeşmeler, çocuk oyun sahalarıyla
özellikle
karayolunda
seyahat edenlere hizmet veren yeşillik bir dinlence yeridir.
Tepedelen
Mesire Yeri
Murat Dağı’nın eteklerinde Banaz’a 23
km uzaklıkta, özellikle çam ağaçlarıyla kaplı yemyeşil serin bir yayladır.
Serin, sindirimi kolaylaştırıcı memba suyu, iştah açıcı saf oksijeni
ve manzarasıyla görülmeye değerdir.
Hamamboğazı
Mesire ve Kaplıca Alanı
Banaz’a 7 km uzaklıkta Ankara-İzmir karayolu
kenarındadır. Afyonİzmir demiryolu yanından geçmektedir. Güney ve doğusu
çam ormanları ve piynar makileri ile kaplıdır. Kaplıcada Gazoz, “Sarı
Kız” ve “Kara Kız” denilen üç ayrı su bulunmaktadır. Gazoz, kükürt,
demir, diğer şifalı maden ve mineralleri içermekte; Sarı Kız, kükürtlü
ve ılık, Kara Kız, orta sıcaklıktadır. Toplam debi 80 lt.-sn. olup sıcaklık
80°C dir.
İstanbul
Üniversitesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Araştırma ve Uygulama
Merkezi tarafından yapılan analizlere göre, hareket sistemi, kronik
romatizmalar, rehabilitasyon gerektiren nöroloji hastalıklarına banyo
kürü şeklinde iyi gelmektedir. İlçe belediyesi tarafından kiralanıp
çevre düzenlemesi yapılarak, halkın yararlanacağı şekilde mesire yeri
ve termal kaplıca alanında hizmete sunulmuştur. Deniz seviyesinden 1.047
m. yükseklikte olan kaplıcanın 4 su kaynağı bulunmaktadır.
Ekşi
Su:
18°C
sıcaklıktaki kaynak suyu, sodyum, magnezyum,
kalsiyum içerikli olup, mide, bağırsak
ve safra kesesi hastalıklarına yararlı olmaktadır.29
Sarıkız
Ilıcası:
Kaynak
suyunun sıcaklığı 37°C’dir. Sodyum, kalsiyum,
magnezyum ve karbonat içeren kaynak suları,
banyo uygulamasıyla, romatizma ve cilt hastalıkları tedavisinde kullanılmaktadır.
Karakazan
Suyu:
37°C
ve pH değeri 5.9 olan kaynak suları, kükürt, sülfat,
kalsiyum ve karbonat içermekte olup, romatizma
ve cilt hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır.
Gedikler
Kaplıcası
Banaz’a 7 km uzaklıkta, Gedikler Köyü
arazisi içinde, kükürtlü sıcak su olarak çıkmaktadır. Kaplıca suyunun
deri hastalıklarına iyi geldiği belirtilmektedir. Yöre köylerince sıkça
ziyaret edilen alan, yeterli çevre
düzenlemesi
yapıldığı takdirde daha da faydalı hizmet verebilecektir.
Yalancıdere
Piknik Alanı
Banaz’a 8 km uzaklıkta, Uşak Seramik Fabrikası’nın
yanından ulaşılan piknik yeri yemyeşil, doğayla baş başa kalınabilecek
bir piknik alanıdır. Ancak çevre düzenlemesinin olmaması biraz olumsuz
görünse de, manzarası ve doğal akarsuyu ile dinlendirici bir alandır.
Corum
yaylası
Corum
köyümüzün yamaçlarında bulunan yaylamız tamamen çam ormanları ile kaplı
yeşilin tonlarını bağrında barındıran bir yaylamızdır.
Yazları ilçemiz insanının ve çevreden gelen insanların akınına uğrayan
yayla piknik ve kamp kurmak isteyen herkese hizmet etmektedir.
Öğrencilik yıllarımda bir kaç sefer pikniğe gittiğim Corum yaylasını
unutmak mümkün değil.

Ahır
Dağı yaylası
Banaz
ilçesinin Yenice, Balcıdamı,Düzkışla, Yazıtepe, Sandıklı İlçesinin Yeşilhisar
(Ahurhisar) kasabası sınırları içinde olan Ahır dağı yaylası gezmeye
görmeye değer ender dağlarımızdan birisidir.
Dağın zirvesinde
bulunan toklu zirvesi denilen alanda yayla evleri vardır. Dağ tamamen
yeşil çam ormanları ile kaplıdır. İçerisinde şifalı sular bulundurur.
Yaylanın içinde böbrek taşlarını düşüren
şır şır diye adlandırılan bir çeşme ve en önemlisi bütün dertleri deva
olan sülük gölü mevcuttur.
Yazları bütün
yurt içinde ve yurt dışında bulunan insanlarımız bu sudan içmek ve sülük
gölünde yüzmek için bu yaylamıza akın ederler.
EĞİTİM
Cumhuriyet öncesi, Banaz ve çevresinde
Osmanlı dönemine ait fazla bilgi bulunmamakla birlikte H.1310/ M. 1892-
1893 yıllarına Hüdavendigar vilayeti salnamesinde Banaz’ da iki medrese
olduğu dair bilgi mevcuttur. Ayrıca H. 1316/M. 1998 – 1899 tarihli Hüdavendigar
vilayeti salnamesinde de Banaz’ iki medrese ve 678 zükr 363 inanz öğrencisi
bulunan 38 iptidai ve sübyan mektebi bulunduğu kayıtlıdır. Bununla birlikte,
XIX.Yüzyılın sonuna ait H.1317/ M. 1899 – 1900 tarihli Maarif salnamesinde
Banaz ‘da medrese bulunduğuna dair kayıt bulunmamaktadır. Fakat Banaz’a
bağlı Oturak Köyünde bir medresenin kaydı vardır. Bu medresenin 1889
‘
daki
müderrisi Halil efendi ve öğrenci sayısı 10 ‘dur. XX. Yüzyılın başındaki
H.1319 / M. 1901-1902 tarihindeki Maarif salnamesinde de Banaz’ın merkezinde
medrese olduğuna dair bilgi yoktur. bu tarihte Oturak köyündeki medresenin
müderrisi Osman efendidir, talebe sayısı da 172 ye yükselmiştir. Ayrıca
Oturak medresenin banis olarak ta köy ahalisi zikredilmektedir. Banaz'da
ve köylerinde yukarıda ifade edilen medreselerin dışında başka medresenin
bulunduğuna dair bilgiye rastlanmamıştır. Cumhuriyet dönemine kadar
ki eğitim- öğretim yapısı hakkında bilgi bulunmasa da muhtemelen yukarıda
verdiğimiz yapı bazı ufak değişikliklerle devam etmiş olsa gerekir.
Cumhuriyet
döneminde Banaz ‘daki eğitim – öğretim kurumlarının niteliği ve niceliği
tüm ülkede olduğu gibi Tevhid-i Tedrisat kanunu doğrultusunda şekillendirilmiştir.
“ Tevhid – i tedrisat” kelime olarak öğretimlerin birleştirilmesi anlamına
gelmektedir. Cumhuriyet döneminde, 3 mart 1924 tarihinde 430 sayılı
“ tevhi- i tedrisat” kanununun kabul edilmesiyle ülkedeki bütün eğitim
– öğretim kurumları Maarif Vekaletine bağlanmıştır. Daha önce geleneksel
olarak alınan dini eğitim ile batı tarzında verilmeye çalışan eğitim
sonucu ortaya çıkan ikilik, bu dönemde Tevhid-i tedrisat Kanunuyla ortadan
kaldırmıştır.
Banaz
ilçesindeki ve köylerinde eğitim-öğretim kurumları 1956’ya kadar ilk
ilkokul okullarından ibaretken 1956’dan sonra ortaokullarda açılmaya
başlamıştır. Banaz ‘da ilk olarak Banaz orta okulu kurulmuştur. İlk
açılan orta okul olması itibari ile hakkında bilgi vermekte fayda vardır.
Banaz orta okulu 1956-1957 öğretim yılında, islam mahallesinde belediye’ye
ait bir binada 2 ocak 1957 tarihinde açılmıştır. Bir müddet 31 ağustos
ilkokulunda öğretime devam edilmiştir. Halk tarafından temin edilen
arsaya, bakanlıkça yaptırılan binaya 1960 ve 1961 de geçilmiştir.
EKONOMİ
İlçemiz ekonomik açıdan yurdumuzun gelişmeye
müsait ender ilçelerinden birisidir. Öyleki ; Tarım ve hayvancılık yönünden
hızlı ve bilinçli bir atılım gerçekleştirdiği gibi sanayileşme yönünden
de umut verici atılımlar içerisindedir. 1960 yıllarında kurulan MALAK
oğulları toprak sanayi ile 1980 yıllarında faaliyete
geçen AKAR KARDEŞLER kiremit ve tuğla fabrikası ilçenin bu konudaki
boşluğunu doldururken, üretilen malları komşu il ve ilçelere de satmaktadırlar.
Bunun yanında yurt dışında çalışan işçilerin iştirakleri ile kurulan
Mısırözü fabrikası (BANTAŞ) ilçemize ayrı bir ticari canlılık getirmiştir.
Yine öncülüğünü yurt dışındaki işçilerin yaptığı Uşak seramik fabrikası
Banaz’ın ayrı bir gurur vesilesidir. Her geçen gün kalitesini üretim
kapasitesini yükselten bu fabrikamız çok yakında dünya pazarlarında
hak ettiği yeri alacaktır.
Bunların
yanında ilçemizde un ve yem fabrikaları, şekerleme ve lokum imalathaneleri
vardır ve ilçenin ekonomisine katkı sağlamaktadır. İlçemizin köylerinde
bulunan mermer işletmeleri de ilçe ekonomisine canlılık getirmektedir.
Son yıllarda ilçemizde başarılı bir atılımla dünya pazarlarına açılan
Semitaş Ağaç işletme sanayi ilçemizin en önemli işletmelerinden birisidir.
İşletme yurt geneline ve yurt dışına (Emprenyeli doğrama, lambri,taban
döşeme) gibi ahşap ürünler satmaktadır.
İlçemizin ekonomisine önemli bir katkıda
yurt dışında çalışan işçilerimizdir. Yurt dışında işçilerin fazla olması
inşaat sektörünü ve şehirleşmeyi olumlu yönde etkilemiştir.
Banaz ekonomisinde ağırlık
teşkil eden diğer bir konuda keresteciliktir. Zengin ormanlarla kaplı
olan murat dağı ve ahır dağından elde edilen keresteler diğer il ve
ilçelere işlenmiş olarak satılmaktadır.
İlçemizin en önemli gelir kaynaklarından
olan tarım ürünleri ve başlıca şeker pancarı,haşhaş, ve ayçiçeği gibi
endüstri ürünleri modern tarım araçları ile işlenir.
İlçemiz meyvecilik yönünden
oldukça ileri düzeydedir. Özellikle elma bahçeleri, vişne ve kiraz bahçeleri
Banaz’ın sembolü halindedir. Bunun yanında Banaz da eksikliği hissedilen
meyve suyu fabrikasıdır.
Son zamanlarda ilçemizde
kavakçılık yaygılaşmaktadır bilinçli bir şekilde yetiştirilen kavak
ağaçları ilçemizin hem ekonomisine hem de görüntüsüne katkı sağlamaktadır.
İlçemizde tarım ve hayvancılıkta önemli
bir yer tutar. İlçemiz coğrafi konum itibarıyla tarıma elverişli bir
konuma sahiptir. İlçe halkı geçiminin büyük bir kısmını topraktan sağlamaktadır.adır.adır.adır.adır.
Banaz ovasında bol miktarda
şeker pancarı, haşhaş, ayçiçeği, buğday arpa, nohut, mercimek, ve bütün
tahıl ürünleri yetişir.işir.işir.
İlçemizde dağ köylerinde
hayvancılıkta yapılmaktadır küçük baş hayvan ve büyük baş hayvan yetiştiren
köyler mevcuttur. Büyük baş hayvanların yetiştirilmesi tamamen ziraat
müdürlüğünün kontrolünde bilinçli be bilimsel yapılmaktadır.
İlçemizin kısacada olsa
ekonomisini tanıtmaya çalıştık eksik tarafı mutlaka vardır eksikler
bize ait güzellikler BANAZ ilçemize aittir.
|